YATIRIMCI OLMAK ve YATIRIM BULMAK İÇİN YENİ FIRSATLAR

Fikrinize, projenize veya buluşunuza yatırım mı arıyorsunuz, küçük yatırımlarla kazanç sağlamak isteyen bir yatırımcı olmak mı istiyorsunuz... 

GENEL BAKIŞ

Son birkaç yıl içinde İslami kitle fonlaması adı ile bir akım başladı. İslami Kitlesel fonlamaya değinmeden önce Kitle Fonlaması hakkında birkaç bilgi verelim.

Güzel Anadolu’muzda binlerce yıldır imece adı altında uygulana gelmesine rağmen, Kitle Fonlaması; 1997’de Rock grubu Marillion müzikal performanslarını finanse etmek için 60.000 dolar toplanınca, kitle fonlaması popüler hale gelmiş ve konuşulmaya başlanmıştır. Kitle fonlaması, büyük kitlelerden talep edilen parayı interneti kullanarak bir üst seviyete taşıyan yeni bir yöntemdir. Girişimciliğin bireysel ve grup çabalarını, kültürel, sosyal ve kâr açısından, girişimlerinin başarılı bir şekilde yürütülebilmesi konularını içerir. Bu, çok sayıda destekçinin küçük katkılarını internet yoluyla herhangi bir aracılık içermeden internet üzerinden toplayarak yapılabilir. Kitle fonlaması geleneksel finansman yöntemleri için ilginç bir alternatif olarak düşünülebilir. Bunun nedeni, kitlesel fonlamanın sadece yatırımcıların dışsal motivasyonlara değil aynı zamanda içsel motivasyonlara da katılmalarına izin vermesidir. Kitle fonlaması fikrinin amacı, herkesten para toplamaktır. Birey, sofistike yatırımcılardan risk sermayesi elde etmek yerine, az bir çaba ile çok katkı bulabilir. Aslında, platformlar aracılığı ile fon toplamaya çalışmak girişimcilerin veya teşebbüslerin tek amacı değildir. Aynı zamanda ürün veya projelerinin daha fazla tanıtımını sağlamaları için de kullanılmaktadır.

Kitle Fonlaması, son 5 yılda önemli ölçüde büyüyen yeni bir finansman modelidir. Kitle fonlaması kavramı, bir fikri, bir projeyi, bir kişiyi veya bir sebebi çok sayıda sağlayıcıdan küçük miktarlarda para toplayarak finanse etmeyi gerektirir. Başlangıçta kâr amacı gütmeyen faaliyetler için kitle fonlaması ağırlıklı olarak kullanılmıştır. Ancak, Amerikan Başkanı Barack Obama tarafından 5 Nisan 2012 tarihinde Crowdfund Yasası'nın yürürlüğe girmesiyle girişimciler ve küçük şirketlerin (genellikle bankaların finansmanından hariç tutulduğu) fon sağlama fırsatı sunuldu.

Ülkemizde 28 Kasım 2017’de yürürlüğe giren 7061 sayılı torba kanunla 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nda (SPK) yapılan değişiklik ile ‘Kitle Fonlaması’ kavramı ilk defa mevzuata girmiş ve ‘Bir projenin veya girişim şirketinin ihtiyaç duyduğu fonu sağlamak amacıyla Kurul tarafından belirlenen esaslar dâhilinde SPK’nın yatırımcı tazminine ilişkin hükümlerine tabi olmaksızın kitle fonlama platformları aracılığıyla halktan para toplanması’ olarak tanımlanmıştır.

Kanunun ilgili maddelerinin hükûmet gerekçesinde de belirtildiği gibi, kitle fonlaması ile girişim şirketleri kitle fonlama platformları üzerinden gerçekleştirilecek finansman ihtiyacı, şirketlerin sermaye piyasası araçlarının ihracı ile elde ettiği finansmana kıyasla oldukça küçüktür. Ayrıca, bu yöntemle finansman sağlayan girişimler genellikle küçük yatırımlarla büyük projelere ulaşma imkanı tanıyan yenilikçi girişimler olup, bu girişimlerin hızlıca gelişebilmesi için sıkı düzenleme ve bürokrasiye takılmadan maliyetlerinin azaltılması önem taşıyacaktır.

SPK’ya göre payları borsada işlem gören ortaklıklar ile pay sahibi sayısı 500’ü aşan anonim ortaklıklar halka arz olunmuş sayılmaktadır. Ancak bu ortaklıklar erken dönem girişimlerine göre oldukça büyüktür. Bu sebeple yeni bir startuptan halka açık ortaklığın sahip olduğu kurumsal yapıya sahip olmasını beklemek anlamsızdır. Bu nedenlerle, kitle fonlamasının kolaylıkla yapılabilmesi ve hızla gelişmesinin sağlanmasına katkıda bulunmak amacıyla maddede yapılan değişiklikler ile kitle fonlaması platformları aracılığıyla para toplayanlar, halka açık ortaklık ve ihraççı tanımı dışında bırakılarak girişimcilerin kitle fonlaması işlemi sonucunda maruz kalabilecekleri maliyetlerin azaltılması ve dolayısıyla SPK’da halka açık ortaklıklar ve ihraççılar için öngörülen yükümlülüklere tabi olmamaları amaçlanmıştır.

Küreselleşen dünyada kitle fonlaması muazzam bir hızla her geçen gün büyüyor. 2015 yılında toplam fon hacmi Kuzey Amerika, Asya ve Avrupa'da yaklaşık 35 milyar dolara ulaşmışken, 2017 de 43 Milyar dolar ve 2018 yılı için 65 Milyar dolar olarak gerçekleşeceği ön görülmektedir.

Ülkemizde 7 platformun 5’i şu an için aktif durumdadır. 2018 yılında 12 Milyon civarında bir fonlama hacmi ve 4 Milyon liranın biraz üzerinde gerçekleşme göreceğimizi öngörüyoruz.

Kullanabileceğiniz Kitle Fonlaması Türleri Nelerdir?

BORÇLANMA VEYA P2P Crowdfundıng

Bu hizmeti sunan platformlar, borç alanlar ve potansiyel yatırımcılar arasında bir aracı olarak hareket eder. Fon arayışında olan taraflar, belirli bir miktar paraya niçin ihtiyaç duyduklarını ve geri dönüşleri için ne gibi geri dönüşlere ihtiyaç duyduklarını ortaya koymaktadır. Bankalara ve diğer borç verme kurumlarına kıyasla gerçek bir fon maliyeti olmasa da borç verme getirileri piyasalardan daha yüksek ve daha caziptir. Ancak, sermaye ya da kar garantisi yoktur. Kredi sözleşmesi doğrudan borçlular ve yatırımcılar arasındadır. Bu platformlar sadece ücretlerden gelir elde eden aracı kuruluşlardır ve herhangi bir sermaye ya da kar garantisi vermemektedir. Bununla birlikte, bazı platformlar borç verenlere borçlarını bir miktar ücret karşılığında ya da ücretsiz olarak geri almalarına yardımcı olabilir. Tabii ki, bu tür herhangi bir platform, mümkün olan en doğru puanlama puanını elde etmek ve olumsuz senaryolardan kaçınmak için varsayılan oranları asgari düzeyde tutmak ister. Bunun için, bankalara göre daha gelişmiş kredi kriterleri kullanırlar.

ÖZKAYNAK/HİSSE TABANLI KİTLE FONLAMASI

Bu tür bir kitle fonlaması, şirketlerin hisse çıkararak halktan para toplamasına olanak tanır. Pek çok yeni şirket ve küçük şirket, geleneksel finansman modellerine kıyasla kullanılabilirliğini ve maliyet etkinliğini dikkate alarak bu alternatif finansman tarzını kullanmayı tercih etmektedir. Küçük bir miktar para için hisse satın alan yatırımcılar, yatırımlarını korumak için bir çıkış stratejisine (IPO veya satın alma senaryosu gibi) sahip olana kadar beklemelidir. İdeal olarak amaç hisse miktarına düşen bir temmettü almak olsa da yatırımcıların tüm yatırımlarını kaybetme riski yüksektir. Bu nednle de birden fazla fikir için bu uygulama daha akılcı olacaktır.

İslami bir Kitle Fonlaması versiyounu gerçekten gerekli mi?

Crowdfunding, özünde, herhangi bir ticari veya sözleşmeli iş anlaşması yürütmede İslami kurallarla büyük ölçüde uyumludur. Kredilendirme temelli kitle fonlaması dışında her türlü kitle fonlaması, İslami öğretilere uygunluk gösterir ve bu öğretilere paralel olarak uygulanabilir.

Bankalar, girişimcileri veya işletmeleri finanse etme konusunda isteksizlik yaşamaktadır. Küçük işletmedeki girişimciler, kitle fonlaması olarak adlandırılan yeni bir kaynak aracılığıyla, ilk aşamada zorunlu olarak fon sağlamaya çalışmaktadırlar. Finansman, girişimcilerin başarılarını belirleyebilecek önemli bir kaynaktır. Massolution’a göre, crowdfunding platformlarının, 2015 yılında yatırım yapan melek yatırımcılar ile kıyaslandığında en popüler aracın crowdfunding olduğunu göstermektedir. 2015 yılında en yüksek kredi kullandırımına dayalı veya Geleneksel P2P tutarı, toplam tahmini kitle fonlaması endüstrisinin 25,1 milyar ABD Doları veya % 73'ünü oluşturmuştur.

Bankaların KOBİ’ler için isteksizleri nedeni ile yeni fonlama türleri KOBİ'leri finanse etmelidir. Gelişmekte olan ülkelerde işlerin çoğunluğunu KOBİ’lerin yapmasına karşılık, toplam kredi hacminin içerinde bankalar tarafından finanse edilen KOBİ'ler sadece % 13,1'dir.

Dolayısı ile, yeni alternatif finansman yöntemlerinden en önemlisi kitle fonlamasıdır. Kitle fonlaması, bir kişi veya grubun finanse edilmesi için gerekli fonları en kolay alabileceği en etkileyici finansman modelidir.

Kitlesel fonlama içerisinde İslami Kitlesel fonlamayı değerlendirilirken iki önemli huusu bulunmaktadır. Birincisi, dünyada 1,70 milyar Müslüman bulunmakta ve bu rakam toplam nüfusun % 23,18'ini oluşturmaktadır. 2030 yılında Müslüman nüfusunun 2.2 milyar’a ve toplam nüfusa oranının da % 35'e çıkması beklenmektedir. İkinci husus ise Müslüman ülkelerde hızla artan girişimcilerin ve yazılım, sanayi, havacılık, enerji, madencilik, tarım ve balıkçılık gibi ürünlerin işlenmesinde KOBİ'lerin rollerinin artmasıdır. KOBİ’lerin mevcut varlıkları ve iş türleri, bankalardan ve sermaye piyasalarından finansman elde etmelerini zorlaştırmaktadır. Ayrıca Müslüman ülkelerde nüfusun %15-25’inin girişimcilik faaliyeti yürüten kişilerden oluşması ise bu konuda yapılacak çalışmaların ne denli gerekli olduğunu göstermektedir.

İslam hukukunda kitle fonlamasının uygulanmasındaki zorluk kredilendirme temelli kitle fonlamasıdır. Ayrıca, kredilendirme temelli kitle fonlaması, 2015 yılında toplam Küresel Crowdfunding Endüstrisinden 25,1 Milyar Dolar veya %73'lük bir fonlama hacmi ile en büyük durumdadır. Bir diğer zorluk ise İslami kuralları ihlal etmemesi gereken kampanyaların yürütülmesi ve işin türünün/niteliğinin helal tanımlara uymasıdır.

Faiz veya tefecilik tartışmasız olarak İslam'da (aslında Yahudilik ve Hıristiyanlık’tada aynıdır) temel bir yasaktır. Bu nedenle, kitlesel fonlamada uygulanabilen ‘‘P2P İslami Crowdfunding’’ faizsiz fonlama ve fonlanma şeklinde olacağından bu konuda hassasiyeti olan kişiler için bir tercih sebebi olacaktır.

P2P İslami Kitle Fonlaması Nasıl Çalışır?

İslami Finans Sistemi, onaltı çeşit faizsiz sözleşme çeşidi önermektedir. Bu sözleşmelerden biri P2P kitle fonlaması için en uygun olanıdır ve bu bir Kâr Paylaşımı olan Mudharabah sözleşmesidir. Kâr paylaşımı anlaşması hem borç hem de özsermayenin özelliklerini birleştiren bir sözleşmedir. Borca benzerdir. Yatırımcıya herhangi bir mülkiyet veya hisse senedi haklarına izin vermez ve özkaynaklar gibi yönetilir. Yatırımcılar finanse edilen projenin sonucunu paylaşırlar. Bu bir kâr mı yoksa bir kayıp mıdır sonuç kesin değildir.  Bu tür bir anlaşma faizsizdir ve bu nedenle İslami iş yapma prensiplerine uygundur. Mudharaba ya da Qiradh, yani fon sahiplerinin paralarını işletmek adına bir iş için kişi ya da kuruluşa vermesi ya da ödünç vermesi sonucu elde edilen kârlar ortaktır. İşler sırasında iş planında belirtildiği 

gibi yapılan sözleşmeye göre bölünür. Bir Mudharabah sözleşmesinde, girişimci tüm taraflar riskleri paylaştığı için yatırımcılara sermayeyi veya karı garanti edemez. Sermaye ve kâr güvencesi, sabit faizli bir borç güvencesi ile ilgilidir, bu da kâr paylaşımı düzenlemesinin ilk aşamada kaçınmayı amaçladığı husustur. Örneğin, anlaşma, yatırımcı ve girişimci arasında kar paylaşım oranının yarı yarıya olduğunu belirtirse, her bir taraf sonunda eşit miktarda kar elde edilecektir. Zarar durumunda yatırımcı finansal kayba uğrarken fikir geliştiricisi ise emek ve zaman kaybı yaşamaktadır. Genel anlamda süreç şu şekilde işler; (Örnek olarak EthisCrowdsosyal konut projeleri alınmıştır.)

  1. Yatırım yapmak amacıyla, bireyler bir kâr paylaşımı içine girer. Güvenilir ve başarılı bir sicile sahip bir proje geliştiricisi ile Mudharabah sözleşmesi yapılır. Sözleşmede bireysel yatırımcı ve proje geliştiricisi arasındaki kar paylaşım oranını açıkça belirtilir.
  2. Yatırımcılar, bir platform aracılığı ile fonlarını uygun buldukları projelere yönlendirirler.
  3. Proje geliştiricisi, daha sonra, yatırım fonları kullanarak projeyi gerçekleştirmek için gerekli kaynakları kullanır.
  4. Proje tamamlandıktan sonra ilgili yararlanıcılara satılır. Satışlardan elde edilen kar, yatırımcılar ve proje geliştiricisi arasındaki kar paylaşım oranına göre bölünür.

P2P İslami kitle fonlaması, geleneksel P2P'nin aynı mantığına sahiptir. Bununla birlikte, İslami kitle fonlamasında kullanılan sözleşme türü, geleneksel P2P kitle fonlamasından ayrıdır. Geleneksel P2P’de daha sonra faiz temelli sözleşme kullanılırken, P2P İslami kitle fonlaması, yatırımcılarca finanse edilen projelerden önceden kararlaştırılan bir yüzdeyi paylaşmalarını sağlayan bir kâr paylaşımı anlaşması kullanmaktadır. Her durumda yatırımcıların yatırımlarını kaybetme riski bulunmaktadır. Aksi takdirde, yatırımcıların başlangıç ​​sermayesi proje sahibi tarafından garanti edilmiş olması gerekir ve bu da P2P İslami Kitle Fonlaması’na uygun olmazdı. Özetle, İslami kitle fonlaması basitçe üç bileşenlidir. Bunlar; Crowdfunding teknolojisi, İslam'da iş ilişkilerinin ilkeleri olan Fıkıh Muamalat'ın ilkeleri ve İslami finans endüstrisinin modern sözleşmeleridir.

Sonuç olarak, P2P İslam kitle fonlaması, geleneksel P2P kitle fonlamasına bir alternatifi arayanlar için harikadır. Herhangi bir sabit getirili faiz bulunmadığından ve daha önemlisi, riskler üretken amaçlar doğrultusunda yönetim kurulunda paylaşıldığı için potansiyel olarak daha yüksek getiri sağlama olasılığı bulunmaktadır. İslami kitle fonlaması İslam'ın ilkelerini temel aldığından, muhtelif yıkıcı niyetleri veya riskleri yasaklayan doğal bir kurallar bütünü içinde yer almaktadır. Bu, kanunun getirdiği mevcut düzenlemelere destek niteliğindedir. Yatırımcıların sadece büyük kar hedeflerine odaklanmasının önünde sosyal hedefler de bulunmaktadır ve bu bazı zamanlar daha önceliklidir. EthisCrowd gibi İslami kitle fonlama platformlarının düşük gelirli aileler için uygun fiyatlı konut sağlama amacı ile yaptığı çalışmalar bunun bir kanıtıdır. Her türlü projenin özellikle startup tabir ettiğimiz kuluçka/erken evrelerindeki fikirlerin İslami kitle fonlaması ile pazarda getiri elde ederken sosyal hedeflerin  peşinde de koşarak bütünsel bir yatırım yolu olma potansiyeline sahiptir. Sadece bu özelliği sebebi ile dahi toplumsal konuların çözülmesinde özellikle de gelir dağılımına yapacağı olumlu katkı çok büyük ve etkili olcaktır.

Detaylı bilgi için bize bir e-posta gönderin sizi arayalım.

Üye olmak için tıklayınız.